Dokuz sanatçının Şile'de gerçekleştirdiği misafir sanatçı programı sürecinde ürettikleri çalışmaları bir araya getiren "Kıyı Hafızası" sergisi, Decollage Art Space'te ziyarete açıldı.Sergide Zahit Büyükişleyen, Özlem Üner, Serap Atala, Atilla Atala, Devabil Kara, Veysel Günay, Fevzi Karakoç, Yalçın Gökçebağ ve Resul Aytemür'ün program sürecinde hayata geçirdikleri üretimlerin yanı sıra önceki dönem çalışmaları da sanatseverlerin beğenisine sunuldu.Sanatçıların katılımıyla gerçekleştirilen basın ön izlemesinin ardından açılışı yapılan sergi, mekanın, şehir ritminin ve insan ilişkilerinin sanatsal üretim deneyimini nasıl dönüştürdüğünü inceliyor.Sergi açılışında konuşan sanatçı Yalçın Gökçebağ, "Bu tarz çalıştaylar sanatçılar için arkadaşlık, dostluk ve yenilikler açısından yararlı oluyor.
Hepimiz genelde atölyelerimize kapanıyoruz ve üretiyoruz. Fakat arkadaşlarla birlikte olduğumuzda daha verimli oluyoruz. Sanki öğrencilik yıllarımıza gitmiş gibi hissettiriyor." dedi.Sanatçı Fevzi Karakoç, Şile'deki çalıştayda toplanan ekibin sanat yönelimleri açısından tamamen farklı olduğunu aktararak, "Bu ekip hiçbir zaman aynı tarzda, aynı şekilde resim yapan bir grup değil.
Dışavurumları tamamen farklı. Fakat bir araya geldiğimizde konuşabileceğimiz ortak fikirlerimiz oluyor. Bu yönüyle de bir beyin fırtınası veya ruhen boşalma hissiyle atölyeden çıkmak insanı geliştiriyor." değerlendirmesini yaptı."Her sanatçının kendi dili ve aktarma biçimi var"Devabil Kara, sanat yapıtının bir eylem ve süreç birlikteliğinden doğduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Her sanatçının kendi dili ve aktarma biçimi var.
Boya kullanış biçiminden konuyu ele alışına kadar her şey farklı olduğu için diyalog da orada başlıyor. Birlikte üretmenin keyfi ancak çalıştaylarda ortaya çıkıyor. Sanatçılar olarak mekanda bir iz bırakmaya gayret ettik.
Nesnenin kendisi kadar bıraktığı izin de önemli olduğuna inanıyorum. Umarım bu mekanda o izlerin olgunlaşıp gelişmesini sağlayabiliriz."Veysel Günay, çalıştayların yalnızca fiziki bir mekanı değil, üretim atmosferini ve yaklaşımını paylaşmak anlamına geldiğine işaret ederek, "Son yıllarda grup olarak bir arada çalışmak ülkemizde yaygınlaştı.
Şile'deki çalıştayda daha önce de birlikte çalıştığımız dostlarımızla bir aradaydık. Karadenizli olmam dolayısıyla gittiğim yer bana adeta köyüme gitmişim hissi verdi ve kendi köyümün hissiyle çalıştım. Paylaştıklarımızla ve tartıştıklarımızla her açıdan olumlu bir hafta geçirdik." diye konuştu.Zahit Büyükişleyen, kavramsal çerçevenin doğrudan bir manzara tasvirinden öte hafızaya dayandığını belirterek, "Konsept 'Kıyı Hafızası'ydı, kimse bize 'Şile resmi yapın' demedi.
Kıyı deyince insanın belleğinde mutlaka bir kıyı tortusu, bir birikim canlanıyor. Bu kıyı bazen coğrafi bir kıyıdır, bazen de insanın iç dünyasından gelen duyguların yansımasıdır. Kendi resmimde sadece anlardan doğan hafıza kurgusuyla, kıyı hafızasının çakıştığını hissederek çalıştım." dedi.Şile'nin Karadeniz kıyısında yedi gün süren misafir sanatçı programı, sanatçıların mevcut pratiklerini çevreleyen ortamı değiştirerek kıyıyı resmedilecek bir manzaradan ziyade üzerine üretim yapılacak yeni bir zemin olarak konumlandırıyor.Mekan, algı ve hafıza arasındaki bağı ele alan sergi, kıyı şeridinin değişken yapısı ile insan algısının benzerliğinden yola çıkarak Şile'nin doğrudan belgelenmesinden öte, "kıyı hafızası" kavramını yansıtmayı amaçlıyor."Kıyı Hafızası" sergisi, 15 Kasım'a kadar Kadıköy Suadiye'de yer alan Decollage Art Space'te her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.



